Sıfırı Tüketmek

Sürekli geleceğimizi garanti altına almak için çalışıp, kazandığımız parayla birikim yapmaya uğraşırken hayatta bazı deneyimleri kaçırıyoruz ya da bunları süresiz olarak erteleyebiliyoruz. Yaşlılıkta geriye dönüp baktığımızda yaşadığımız hayat bizi ne kadar mutlu edecek? Bazı şeyleri yapmadığımız için büyük ihtimal pişmanlık duyacağız. Belki de zamanımızın büyük bir kısmını daha çok çalışıp daha çok para biriktirerek harcadığımız için pişmanlık duyacağız. Kendimize ait birikimlerimiz olacak ama bunları harcayacak enerjimiz ve sağlığımız olmayacak belki de. Bu dengeyi bulmaya çalışırken okuduğum “Die with Zero : Getting All You Can from Your Money and Your Life” adlı kitaptan beğendiğim kısımları kendi yorumlarımı da katarak paylaşıyorum.

Hayat, en çok parayı toparlayabildiğin bir oyun değil ama çoğu insan bu şekilde hareket ediyor. Tüm hayatları boyunca para kazanmaya ve varlıklarını artırmaya çalışıyorlar. Ama bu varlıkların büyük kısmını çocuklarıyla, arkadaşlarıyla, içinde bulunduğu çevre ile ölene kadar paylaşmıyorlar.

Hayatımız boyunca sınırlı bir yaşam enerjisine sahip olacağız. Kazandığımız para karşılığında bu yaşam enerjisinin bir kısmını harcarız. Önemli olan bu enerjiyi uygun zamanda ve yaşamdan daha haz alacak deneyimler edinerek harcamak gerektiğidir. Hayat, edindiğimiz deneyimlerin toplamıdır. Günlük, haftalık, aylık, yıllık ve hayatta bir kere yapabileceğimiz tüm deneyimler toplanarak kimliğimizi oluşturur. Hayatta geriye dönüp baktığımızda bu deneyimlerin zenginliği bizim ne kadar tatmin edici bir hayat yaşadığımızı belirler. Ayrıca psikoloji üzerine yapılan araştırmalar göstermiştir ki, herhangi bir tecrübe edinmek için harcadığımız para, bizi bir eşya almak için harcadığımız paradan daha mutlu eder.

Hayat, bir lunaparktaki eğlence treni gibidir. Bu yolculuğu daha heyecanlı ve tatmin edici kılmanın yollarını aramalıyız.

Hayatta iyi olan hiçbir şey bedava değildir. Yaptığın her şeyin karşılığında yapabileceğin başka şeylerden feragat edersin. Ailenle vakit geçirmek, bu zamanı para kazanarak harcamak yerine yaptığın bir seçimdir. Para kazanmanın bir amacı da ailenle ve çocuklarınla yaşayabileceğin deneyimlerdir. Bazıları ise para kazanmak uğruna ailesi ve çocuklarını göz ardı etmek zorunda kalır. Çocuklarınla şimdi yapabileceğin aktivitelerin büyük bir kısmını çocukların büyüdüğünde yapamayacaksın.

Hayatta hangi tecrübeleri edinmek istediğimiz üzerinde düşünüp bunları not almalıyız. Bu deneyimler küçük ya da büyük, ucuz ya da pahalı tecrübeler olabilir. Bu tecrübeler hayatımıza anlam katacak ve gelecekte de güzel hatırlayacağımız anılar bırakacak deneyimler olmalı. Bu deneyimler bir nevi ileride bize temettü olarak geri dönen anılarımıza yaptığımız yatırımlardır. Bu deneyimler sadece bizi o anda mutlu etmekle kalmaz ayrıca ileride anılarımıza yatırılan bir yatırım haline gelir. Çünkü bu deneyimleri yıllar sonra da hatırlayıp bundan mutluluk duyacağız. Deneyimlerimizden elde ettiklerimizi, anılarımızı, resimlerimizi başka kişilerle de paylaşarak buradan aldığımız hazzı da arttıracağız. Bu deneyimleri elde ederek daha dolu ve ilginç bir hayat yaşayabilecek ve ayrıca diğerleri ile kendimizden daha çok şey paylaşma imkanı bulacağız. Anılarımızdan kazanacağımız temettüler için, ne kadar erken bu deneyimler gerçekleştirilirse, ileride o kadar çok bunun getirisini elde etme imkanına sahip olacağız. Bunu aynı finansal yatırımların mantığında düşünebiliriz. Bu deneyimlere yatırım yapmak elimizde olmayan parayı harcamak anlamına gelmiyor. Genellikle deneyimlerimizden elde edeceğimiz haz, para ve zaman ile elde edilir. Fakat gençken, sağlıklıyken ve enerjikken düşük maliyetli deneyimlerden daha büyük hazlar alabiliriz.

Hayatını 10 yıllık kısımlara bölerek her 10 yıllık aralıkta neleri gerçekleştirmek istediğini yazarak başlamalısın. Hayatının ileriki aşamalarında geri dönerek bu listeyi güncellemelisin. Bu listeyi yaparken şimdilik para konusuna takılma. Para sadece şu an için seni genel hedefinden dikkatini dağıtan bir araçtır. Bu planı yaptığında her şey için gerekli bir dönem olduğunu anlayacaksın. Eğer bazı deneyimler için şimdi plan yapmaya başlamazsan ileride bunları hiç gerçekleştiremeyeceğini göreceksin. Bu şekilde hayatına daha proaktif bir şekilde yaklaşabilirsin.

Daha erken yaşlarda bazı deneyimleri para için ertelemek normaldir. Fakat birçok insan bu hazzı çok uzun bir süre ya da süresiz olarak erteliyor. Bazı isteklerini sürekli erteliyor ta ki çok geç olana kadar. Hiçbir zaman tadını çıkaramayacakları tecrübeler için para biriktiyorlar. Sürekli ertelenen bir deneyimin sonucunda gelen pişmanlık sadece hayatın sonunda ortaya çıkmaz. Hayatın her döneminde bu pişmanlık ortaya çıkacaktır. Örneğin orta yaşlı bir babanın çocuğu ile yapacağı aktiviteleri, işte alacağı terfi için sürekli ertelemesi gibi. Bazen insanlar yaptıkları bu hataların farkına bu fırsat ortadan kaybolduğu zaman varırlar.

Deneyimleyebileceğimiz tecrübeler yaş ile beraber azalır. Bunun nedeni yaşın ilerledikçe ilgi gösterdiğin konuların ve ayrıca sağlığının azalmasıdır. Emeklilikte, hayatta kalacak kadar birikime sahip olmalıyız fakat yaşlandığımızda anılarımız yanımıza kar kalacağı için bu deneyimleri zamanında gerçekleştirmek için de yatırım yapmalıyız. Burada verilmesi gereken karar sağlık durumunu da göz önüne alarak ne zaman daha çok para harcamak gerektiğidir.

Genç yaşlarda risk almak daha kolaydır. Çünkü kaybedeceğin pek bir şey yoktur. Fakat başarırsan ödül daha büyüktür. Yaşın ilerledikçe kaybedeceğin şeyler çoğalır. Ayrıca bu kayıplar artık sadece seni değil aileni ve çocuklarını da etkiler. Çoğumuz ileride daha çok para kazanma potansiyeline sahibiz. Tecrübemiz arttıkça daha çok para kazanabiliriz. Fakat kaybettiğimiz şimdiki zamanı ileride tekrar geri getiremeyiz.

Elizabeth Warren’in söylediği 50-30-20 kuralına göre, kazancının 50%’sini aylık zorunlu harcamalarına, 30%’unu kişisel harcamalarına ve kalan 20%’sini de birikim ve borçlarına ayırman gerekiyor. Hayattan alacağın zevki artırmak için ise daha detaylı bir plan yapman gerekiyor. İdeal oranlar kişinin yaşına ve gelirine göre değişiklik gösterir. Gençken kazancının 20%’sini biriktirmek, enerjini ve gelecekte daha çok kazanma ihtimalini de göz önüne alarak senin için yüksek bir oran olabilir. Sağlık durumun ileriki yıllarda kademeli olarak daha kötüye gider ve insan bunun genellikle farkına varamaz. Fiziksel aktivitelerde daha erken yaşlarda edineceğin deneyimle daha geç yaşlarda edineceğin deneyim ve ondan alacağın fayda aynı şekilde olmaz.

Hayatın boyunca kazandığın paranın büyük kısmını harcamayıp biriktirdiysen, hayattan aldığın tatmin eğrisi de çok düşük olacaktır. Ayrıca yıllar boyunca bu şekilde birikim yaptıysan ileride durman gerektiği zaman bile durmakta zorlanabilirsin. Yaşamak için para kazanmayı alışkanlık haline getirdiğimiz zaman, paranın getirdiği heyecan gerçekten yaşamanın verdiği heyecanın önüne geçer. Birçok insan için para hiçbir zaman yeterli değildir. Servetleri yükseldikçe kendilerine koydukları çıta da yükselir. Eğer para kazanmak için zamanının büyük bir kısmını harcadıysan ve paranı harcayamadan öldüysen, hayatındaki değerli zamanlarını boşuna harcamışsın demektir. Bu kaybettiğin zamanı geri alabilmenin hiçbir yolu yoktur.

Hayattan zevk almak için sağlık, para ve zaman gereklidir. Fakat genellikle bunların üçü bir arada olmaz. 35 yaşındaki bir kişi 20’li yaşlardaki kişinin yapabildiklerinin çoğunu yapabilir ve ayrıca kazancı da daha yüksektir. 40 ve 50’li yaşlardaki kişi de sağlık açısından 30’lu yaşlardan biraz daha kötü olsa da yine de sağlığı iyi düzeydedir ve geliri de 30’lu yaşlardaki bir kişiye göre daha yüksektir. Fakat orta yaşlardaki kişilerin de başka bir sorunu vardır, zamanları azdır. Yaşamdan mümkün olan en iyi deneyimi elde etmek için hayatı dengelemek gerekir. Bunu da çok olan kaynakları, az olanlar ile değiştirerek yapabilirsin.

Orta yaşlardaki insanların boş zamanlarını da efektif kullanmaları gerekir. Yapacağın ev işi veya temizliğe harcadığın vakti saatlik kazandığın ücretle karşılaştırırsan bunu dışarıdan hizmet alarak yaptırmanın bazı durumlarda daha uyguna gelmesi mümkündür. Böyle işleri halletmek için dışarıdan hizmet alarak boş zamanını daha efektif ve kendin için kullanabilirsin. Zaman kazandıran servisleri kullanmak zaman baskısını azaltır ve gün içindeki modunu yükseltir.

Aylık olarak daha çok kazancı olan bir iş, daha düşük kazançlı bir işe göre saatlik olarak daha düşük kazanç getirebilir. Daha yüksek maaşlı bir işte daha çok vakit geçirebilir, işe gidip gelirken yolda geçirdiğimiz ekstra vakitler, iş için harcayacağımız kıyafet harcamaları vs yüksek kazançlı işi saatlik olarak daha az kazançlı hale getirebilir. Yüksek para kazanan insanların genellikle kazandıkları paranın tadını çıkarmaları için daha az boş zamanları vardır.

Sağlığında ufak ama kalıcı bir azalma hayattan aldığın zevki azaltır. Örneğin ekstradan sahip olduğun kilo dizlerine ve eklemlerine fazla yük bindirerek ileride bunların hasar görmesine neden olabilir. Hareket etmek yaşamın önemli bir parçasıdır. Hareketin sınırlı veya acı verici hale geldiğinde deneyimlerin de o seviyede kısıtlanır.

Gelecekteki sağlığımızı da düşünerek şu anda yiyeceğimiz tatlının bize koşu bandında ne kadar zamana eş değer olduğunu hatırlatmak da daha bilinçli olarak karar vermemizi sağlayacaktır. Bu şekilde para, zaman, egzersiz, yemek vs ile ilgili hesaplamalar alışkanlık ya da anlık dürtü ile hareket etmek yerine bizim daha bilinçli seçimler yapmamıza yardımcı olur.

Eğer bir şey çok ve sonsuz gibi geliyorsa ona gerekli değeri vermeyiz. Gerçek olan ise hayatımızın her safhasında sahip olduğumuz zaman sonsuz değildir ve sınırlıdır.

Yardım etmek için ideal olan zaman sen öldükten sonra olan zaman değildir. Eğer hayattayken cömert olursan sadece kendini değil başkalarını da düşünmüş olursun. Ama öldükten sonra bıraktığın para ne kadar çok olursa olsun bu seni cömert yapmaz. Çünkü bu artık senin bilinçli yaptığın bir seçim değildir. Hayatta edineceğin tecrübeleri maksimize etmeye çalış. Hayattayken paranı harca. Bu kendin için, sevdiklerin için ya da bir hayır kurumuna olabilir. Çocuklarına 20 ve 30’lu yaşlarında yapacağın yardımın sen öldükten sonra ve onların da yaşları ilerledikten sonra elde edecekleri paradan daha çok faydası olacaktır. Hayır kurumuna yapılan yardım da aynı şekilde ne kadar erken yapılırsa o para daha çabuk şekilde ihtiyaç olan şeyler için kullanıma sokulabilir.

Amerika’daki en zengin 2000 aile her sene varlıklarının sadece 1%’ini bağışlıyorlarmış. Bu şekilde varlıklarının büyük miktarını ölmeden önce harcayamayacaklar. Emekli olanların büyük çoğunluğu ise servetlerinin yaklaşık 90%’lık kısmını harcayamadan ölüyorlarmış. Bazı kişiler ise emekli olduktan sonra da servetlerini artırmaya devam ediyorlarmış. Neden emekli olanlar daha çok para harcayıp daha çok zevk almaya bakmıyorlar? Bunun nedenlerinden birisi ilerleyen yaşla beraber isteklerinin değişmesi ya da yok olması. Ayrıca yıllarca az para harcayıp maksimum birikim yapan insanların ileride bu birikimlerini de harcaması daha zor oluyor.

Ölümüne son günler kalan hastaların yanında olan bakıcının hastalarına sorduğu hayatlarında imkanları olsa neleri daha farklı yaparlardı sorusuna verilen ortak cevaplar şu şekildedir. En büyük pişmanlıkları hayatlarını diğerlerinin onlardan beklentilerine göre değil de kendi istedikleri gibi yaşayacak cesaretleri olmaması. Hayallerini takip etmediğinde ileride onun ile ilgili pişmanlıkların da olacaktır. İkinci pişmanlıkları ise yaşamlarını bu kadar ağır şekilde çalışarak geçirdikleri için duydukları pişmanlıktır.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑