Günlük hayatın koşuşturmacası içinde zihnimiz sürekli bir şeyler ile meşgul. Sürekli dışarıdan uyarılar alıyoruz. Telefona gelen mesaj, arkadaşın yaptığı paylaşım, televizyonda yayınlanan son dakika haberi.. İşteyken ve bir şeyle meşgulken çalan telefon, yapılması gereken ve herkesin de acil olarak beklediği başka işlerin olması.. İş dışında da düşünceler peşimizi bırakmıyor. Gelecek kaygısı, finansal konulardaki sıkıntılar, sağlık ile ilgili problemler, o gün yaşadığın ve moralini bozan bir olay, ailenle ya da arkadaşlarınla yaşadığın anlaşmazlıklar. Değiştirmek istediklerin, yapmak istediklerin, hedeflerin, hayallerin.. Bütün bunların içinde kısır döngüye girmiş bir hayat, çaresizlik, zayıflık, bunalmışlık hissi. Her şeyi bırakıp sadece zihnini dinlendirerek en son ne zaman vakit geçirdin? Aklına gelen düşüncelerin peşinden koşmadan, endişelenmeden, telefonuna gelen mesaja bakmadan..
Bütün bu dış etkenler yüzünden çoğu insan kendine zaman ayırmadan, zihnini dinlendirmeden hayatına devam ediyor. Öte yandan da tüm koşuşturmaya rağmen kendine zaman ayıran ve işlerinde çok başarılı olmuş kişiler var.
Kobe Bryant ; her gün meditasyon yapıyordu. Sabahları yaptığı meditasyonun çıpa görevi yaptığını, günün geri kalanına kendini hazırladığını söylüyor. Eğer sabah meditasyon yapmazsa günü kovalıyor gibi hissettiğini söylüyor. Kendini gözlemlediğini, eğer bunu yapmazsa içinde neler olduğuna hiç dikkat etmediğini söylüyor. Gün içinde etrafımızda olanlara sürekli dikkat kesiliyoruz. Ama kendi içimizde gerçekten neler olduğunu gözlemlemiyoruz diyor. Meditasyon ile koçları Phil Jackson yoluyla tanışmış. Takım olarak yaptıkları meditasyon sonucunda maçlarda ortam ne kadar gergin olursa olsun kendilerini çok yüksek ya da düşükte hissetmediklerini, o anda olduklarını ve güvende hissettiklerini söylüyor.
Phil Jackson; “kendi vücudumuzu güçlendirirken zihnimizi de güçlendirmemiz gerek. Bu şekilde tek bir noktaya odaklanabiliriz. Maç sırasında kötü anlarda, nefes alırsın, kendini sıfırlarsın ve toparlarsın, bunu da farkındalık yardımıyla yaparsın.”
Keanu Reeves, film çekimleri için Nepal’e gittiğinde meditasyon ile tanışıyor ve bunun maneviyatına katkısını çok fazla görmüş. Meditasyon, hayatı yaşayış şeklini değiştirmesine yardımcı olmuş. Bu sayede kendisi ve diğer insanlar hakkındaki algısını değiştirmeye başlamış. Korkularımızı ele geçirmeliyiz diyor. Hayatı boyunca bunun için uğraşmış. Hayatımız boyunca kendimize aynı soruları soruyoruz ta ki korkularımızla yüzleşene ve onların üstesinden gelene kadar. Bunun üstesinden gelmek için de kendimizi neşeye, iyiliğe ve paylaşmaya açık hale getirmemiz gerekiyor. Yoksa yalnız kalıyoruz ve bir köşede ölümü bekliyoruz. Korkularınla yüzleşmemek ölmekten daha kötü. Çünkü bu şekilde onlar tarafindan kontrol ediliyorsun ve buna da yaşam diyemezsin. En kötü düşmanımız en iyi ustamızdır diyor.
Linkedin CEO’su Jeff Weiner’e göre mutlu olmak için, anda olmak, özellikle duygusal olduğun zamanlarda kendi düşüncelerini gözlemlemek, her gün en az bir konuda minnettar olmak, haklı olmaktansa sevgi dolu olmak ve insanlara bulduğun her fırsatta yardım etmek gerekiyor. Gün içindeki yoğun programına rağmen meşgul olmaya ara verip, meditasyona ve düşünceleri ile baş başa kalmaya zaman ayırıyor. Bu şekilde odaklanıp düşünerek tüm senaryoları zihninde canlandırıyor, zihnindeki noktaları birleştiriyor, yeni fikirler düşünüyor ve bunları bulmak için kendine zaman ayırıyor.
The Beatles grubunun kurucu üyelerinden olan Paul McCartney, meditasyonun ömür boyu süren bir hediye olduğunu söylüyor ve neredeyse 50 yıldır meditasyon yapıyor. Kızgınlık anlarında meditasyon sakin kalmasını sağlamış. Genç insanlara da meditasyonun sakin olmayan dünyada sakin bir liman sağlayacağını söylüyor.
Bill Gates eşi Melinda Gates ile beraber meditasyon yapıyor. Bill Gates 20’li yaşlarından beri TV izlemiyormuş. Çünkü bunun üzerinde çalıştığı yazılım konusunda dikkatini dağıttığını düşünüyormuş. Meditasyonu ilk duyduğunda çok da ilgilenmemiş. Sonrasında ise meditasyon ile ilgili daha derin bilgi edindikçe meditasyon yapmaya başlamış. Meditasyonun zihin için egzersiz olduğunu ve bunun kaslarımızı çalıştırırken yaptığımız spora benzediğini söylüyor. Headspace adlı meditasyon uygulamasından sonra meditasyon ile ilgili kuşkularını atmış ve meditasyonun gücüne inanmaya başlamış. Meditasyonun odaklanmasını artırdığını, o anda yaşadığı duygu ya da düşüncelerine rağmen geriye çekilip daha rahat olduğunu söylüyor ve bunu haftada birkaç günde bir yaptığı 10 dakikalık meditasyon sayesinde başardığını söylüyor.
Jennifer Lopez, Oprah Winfrey, Hugh Jackman, Angelina Jolie, Katy Perry, LeBron James, gibi birçok ünlü ismin yanında büyük şirketlerin CEO’luğunu yapmış Steve Jobs gibi yöneticiler de günlük hayatta meditasyondan faydalanıyorlar. Bunalmışlık hissinden ve odaklanamamaktan kaçınmak için günlük olarak meditasyon yapıyorlar. Bu şekilde günün geri kalanında daha dengeli ve daha sakin ve mutlu oluyorlar.
Yorum bırakın